Haber ANJİYO OLANLAR ORUÇ TUTABİLİR Mİ? Diyanet'e göre anjiyo olanlar oruç tutabilir mi?

Anjiyo olanlar oruç tutabilir mi? Diyanet'e göre anjiyo olanlar oruç tutabilir mi?

Anjiyo uygulaması, kalpte veya damarlarda var olan daralma ya da tıkanıklığı tespit ve tedavi etmek için yapılan bir işlemdir. İlgili operasyon sonrasında bedenen zayıf düşme, ilaç kullanma mecburiyeti veya istirahat dönemi gerekebilir.

LOIWx0JwOUeoIpRkaFIexA.jpg

ANJİYO OLANLAR ORUÇ TUTABİLİR Mİ? Diyanet İşleri Başkanlığı’nın genel görüşüne göre, sağlık durumu oruç tutmaya engel oluşturuyorsa veya doktor aksini söylüyorsa oruç ertelenebilir ya da tutamayanlar için dini kolaylaştırıcı hükümlere başvurulabilir. Kardiyoloji uzmanlarının önerileri de dikkate alınmalıdır. Müdahaleden sonra belirli bir süre ilaç, su ve düzenli besin alımı gerektiği için oruç tutma kararı hastanın tıbbi durumuna göre verilmelidir. Oruç sırasında uzun süre susuz ve gıdasız kalmak, bazen ciddi kalp-damar sorunlarını tetikleyebilir. Bu yüzden anjiyo sonrası dinlenme ve doktor onayı büyük önem taşır. Gerekirse kalp sağlığı göz önünde bulundurularak oruç ertelenmeli veya sağlık açısından risk teşkil etmiyorsa doktorun tavsiyesine uygun şekilde tutulmalıdır. ANJİYO OLANLAR ORUÇ İÇİN NE ZAMAN DOKTORA DANIŞMALI? Anjiyo sonrası oruç tutma planı yapılırken ideal yaklaşım, işlem öncesi ya da hemen sonrasında doktora danışmaktır. Tıbbi değerlendirme, genel sağlık durumu, kalp fonksiyonları ve kullanılan ilaçların gerekliliğini kapsar. Özellikle kan sulandırıcıların veya kalp ritmini düzenleyen ilaçların dozu, oruç dönemindeki sıvı ve gıda eksikliği ile yeniden ayarlanabilir. Doktor, anjiyodan ne kadar süre sonra oruç tutulabileceği ve ara verilmesi gereken dönemi belirleyebilir. Bu sayede herhangi bir komplikasyon oluşmadan, dine uygun ve sağlıklı şekilde ibadet edilebilir. Ön kontrol ve tavsiye alınması, özellikle risk altında olan hastalar için hayati önem taşır. Anjiyo işleminden hemen sonra oruca başlamak çoğu zaman önerilmez; belirli bir iyileşme süreci ve düzenli beslenme gerekebilir. Bu nedenle uzman görüşü alınmadan karar vermek sakıncalı olur. ANJİYO OLANLAR ORUCA HANGİ DURUMLARDA ARA VERMELİ? Anjiyo geçirmiş bireylerde kalple ilgili riskler göz önüne alındığında oruç sırasında ortaya çıkan bazı belirtiler, ara vermeyi zorunlu kılabilir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya aşırı halsizlik gibi durumlar bunların başında gelir. Bu tür durumlarda oruç bozulacaksa tıbben zaruri olduğu için Diyanet’in fetvasına göre dinen bir sakınca oluşmaz. Baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü veya kan şekerinde ani dengesizlikler de kalp krizini tetikleyebilecek sinyallerden olabilir. Bu belirtilerle karşılaşıldığında mutlaka ilaç ve sıvı alımı yapılması gerekebilir. Din, kişinin sağlığını tehlikeye atması yönünde bir zorunluluk getirmez. Dolayısıyla anjiyo sonrası yaşanan olası komplikasyonlar ciddiye alınmalı; oruç esnasında bu belirtilerle karşılaşıldığında ara verilip uzman yardımı talep edilmelidir. Mühim olan kalp sağlığını korumaktır. ANJİYO OLANLAR ORUÇ TUTARKEN İLAÇ KULLANIMINDA NELERE DİKKAT ETMELİ? Anjiyo olmuş kişilerde sıklıkla kan sulandırıcı, tansiyon dengeleyici veya kolesterol düzenleyici ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların gün içinde belli saatlerde alınması önemlidir. Oruç döneminde bu saatler değişebilir, çünkü ilaçlar gün doğumu ile akşam ezanı arasında alınamadığından yan etki veya etkisizlik riski artabilir. Doktor, ilacın dozu ve alınma saatini sahur ve iftara göre uyarlayabilir. İlgili düzenlemeler yapılırken açlık-susuzluk süresine uyum sağlanması hedeflenir. Kalple ilgili sorunların tekrarlamasını önlemek adına yanlış zamanda ilaç alımı, tedaviyi zayıflatabilir. Bu nedenle ilaç saatleri güncel tıbbi raporlar ve uzman görüşüyle yeniden belirlenmelidir. Gerekirse doktor, Ramazan boyunca farklı bir ilaç kullanımı veya tedavi yöntemi önerebilir.
1iNOkrIDIU6XZ0Y3dbOt6g.jpg

Anjiyo işlemi geçiren kalp ve damar hastaları için beslenme düzeni büyük önem taşır. Oruç sırasında uzun açlık-susuzluk süresi olduğundan, iftar ve sahurda aşırı yağlı, tuzlu veya şekerli gıdalardan kaçınmak gerekir. Hafif ve besleyici öğünler tercih edilmeli, lifli sebze ve meyvelerle protein kaynaklarına yer verilmelidir. Sahurda yavaş sindirilen karbonhidratlar tüketilmesi, gün boyu enerjiyi dengede tutmaya yardımcı olur. Aşırı tuz ve baharat, tansiyon dalgalanmalarına yol açabilir. İftarda hızlı ve fazla yemek yemek kalp yükünü artırabilir. Bu nedenle iftarı su ve hurma gibi hafif seçeneklerle açıp, bir süre dinlendikten sonra ana öğüne geçmek daha sağlıklıdır. Düzenli beslenme, anjiyo sonrası kalbin korunmasını destekler. ANJİYO OLANLAR ORUÇ TUTARKEN AĞRI VE RAHATSIZLIK HİSSEDERSE NE YAPMALI? Anjiyo sonrası bazen göğüs ağrısı, damarlarda hassasiyet veya halsizlik gibi durumlar devam edebilir. Oruç esnasında bu şikâyetler şiddetlenirse mutlaka tıbbi destek alınmalıdır. Ağrı kesici veya düzenli kullanılan ilaçlar gün içinde alınamadığından ağrı kontrolü zorlaşabilir. Ağrının şiddetine göre oruç bozmaya gerek duyulabilir. Örneğin kalp krizi belirtisi olabilecek bir ağrı varsa hemen su veya ilaç alımı gerekebilir. Dinin esas amacı sağlığı ve hayatı korumaktır. Bu sebeple anjiyo olanlar, sürekli ağrı ya da rahatsızlık hissettiklerinde oruçlarını riske atmak yerine bozmaları dinen de tıbben de geçerli bir uygulamadır. İhtiyaç durumunda uzman kontrolünde tedavi sürdürülmelidir. ANJİYO OLANLAR İÇİN ORUÇ KONUSUNDA DİYANET’İN GÖRÜŞÜ NEDİR? Diyanet İşleri Başkanlığı, sağlık durumları orucu engelleyen kişilere kolaylık tanımıştır. Kalp ve damar rahatsızlığı olan, anjiyo geçirmiş veya düzenli ilaç kullanması gereken kişilerin doktor tavsiyesini öncelik alması gerektiği vurgulanır. Tedavisi devam eden hastaların kendilerini riske atmamaları ve sağlığı bozacak şekilde ibadet etmemeleri önerilir. Eğer oruç tutmaya mani bir hastalık varsa ya da tutmak durumu kötüleştirecekse oruç ertelenebilir. Tıp uzmanlarının onayıyla ileride telafi oruçları tutulabilir veya gerekliyse fidye verilebilir. Diyanet’e göre din, insanın yaşamsal ihtiyaçlarını ihmal etmesini istemez. Kalp sağlığı, sakıncalı bir hale geliyorsa oruç tutmama hakkı mevcuttur. Bu fetva anjiyo olanlar için de geçerli sayılır. ANJİYO OLANLAR ORUÇ TUTMAYI ERTELEMELİ Mİ? Anjiyo sonrasında ilk günlerde dinlenme, düzenli besin ve ilaç alımı kritik öneme sahiptir. Eğer doktor, iyileşme süreci boyunca aç-susuz kalınmasını sakıncalı buluyorsa oruç ertelenmelidir. Özellikle yeni stent takılmış ya da kan sulandırıcı kullanılması zaruri olan hastalarda, oruç tutmak kalp krizini tetikleyebilir veya kan akışını bozabilir. Bu durum uzun vadede kalbe zarar verir. Diyanet’in tavsiyelerine göre, iyileşme tamamlandıktan ve doktor onayı alındıktan sonra oruç tutulabilir. Eğer Ramazan dönemi iyileşme sürecine denk geliyorsa, önce sağlık tedbirleri gelmelidir. Bu şekilde olası komplikasyonlar en aza iner. Din, ibadetleri kolaylaştırır ve bireyin sağlığını tehlikeye atmasını istemez. Bu nedenle erteleme kararı, uzman görüşü ile beraber alınmalıdır.
-TFBkMMKO06hSJ6l_LByjQ.jpg

Anjiyo sonrası kalple ilgili acil durumlar yaşanabilir ve bu nedenle oruç bozulursa İslamiyet’e göre kişinin sağlığı önceliklidir. Dinen geçerli bir mazeretle oruç bozulduğunda sonradan kaza edilmesi mümkündür. Eğer sağlık durumu tamamen normale dönerse ve oruç tutmaya mani bir husus kalmazsa, bu oruçlar Ramazan sonrasında veya uygun bir zamanda kaza edilir. Uzmanlar, anjiyo olmuş hastaların ne kadar süre sonra normal ibadet düzenine dönebileceğini belirleyebilir. Bazı durumlarda sürekli ilaç kullanmak veya kalp ritminin bozulmaması için kesintisiz tedavi almak gerekebilir. Böyle durumlarda da Diyanet, gerekli görüldüğünde fidye ödemeye izin verir. Telafi yöntemi, hastanın sağlık şartlarına ve dini hükümlere uyumlu olacak şekilde belirlenmelidir. ANJİYO OLANLAR ORUÇ DÖNEMİNDE RUTİN KONTROLLERE GİTMELİ Mİ? Damarları kontrol altında tutmak ve kalp sağlığını korumak için düzenli muayeneler önem taşır. Oruç döneminde sıvı ve gıda alımı kısıtlandığı için kalp üzerindeki yük değişebilir. Özellikle anjiyo olmuş hastalarda, stent veya benzeri müdahaleler sonrası kan değerlerinin yakından izlenmesi gerekir. Rutin kontroller, kan basıncı, ritim bozukluğu veya ilaç dozlarının takibi açısından hayati bilgiler sunar. Oruç tutarken ortaya çıkan olası semptomlar bu kontrollerde değerlendirilir. Kalp damar sağlığındaki değişimler erkenden tespit edilirse, gerekli tedbirler alınabilir. Uzun süre açlık ve susuzluğun etkisini anlamak için Ramazan boyunca düzenli takip önerilir. Doktor, kan testleri veya EKG gibi yöntemlerle kalbin genel durumunu inceler ve oruç sürecini güvenli hale getirmeye yardımcı olur. ANJİYO OLANLAR ORUÇ ÖNCESİ DOKTORLA NASIL BİR PLAN YAPMALI? Oruç öncesinde, kalp sağlığı konusunda uzmanlaşmış hekime danışılması yerinde olur. Doktor, hastanın anjiyo raporlarını ve genel sağlık durumunu inceleyerek bir değerlendirme yapar. Bu değerlendirme sonucu ilaç saatleri, beslenme düzeni ve olası riskler göz önünde bulundurularak özel bir plan hazırlanır. Gerekirse oruç için uygun bir zaman belirlenebilir veya ibadetin ertelenmesi tavsiye edilebilir. Sahur ve iftar arasında uzun süre susuz kalmak, kalp fonksiyonları açısından sakıncalı bulunuyorsa doktor, hastaya net bir yönlendirme sunabilir. Ayrıca kan tahlilleri, tansiyon ölçümleri ve kalp ritmi kayıtları da planlamada önemli rol oynar. Bu şekilde anjiyo olanlar için oruç süreci daha güvenli ve bilinçli şekilde yönetilebilir. ANJİYO OLANLAR ORUÇ TUTARKEN NELERE DİKKAT ETMELİ? Anjiyo uygulamasıyla kalp damar sağlığı yakından takip edilen bireyler, oruç tutarken tansiyon dalgalanmaları, su kaybı ve ilaca bağlı komplikasyonlara özellikle dikkat etmelidir. Uzun açlık sürecinde kan şekerinin ani düşmesi veya kalp ritminde bozukluklar meydana gelebilir. Düzenli ilaç kullanımı gerekiyorsa doz ve saatleri sahura ve iftara göre düzenlenmelidir. Aşırı yorgunluk hissedildiğinde dinlenme araları verilmeli, mümkünse ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır. İftarda hızlı ve bol miktarda yemek yemek, kalbe ani yük bindirebilir. Daha küçük porsiyonlar halinde beslenme tercih edilmelidir. Herhangi bir göğüs ağrısı, çarpıntı veya nefes darlığı gibi belirti oluştuğunda da vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınmalıdır. Bu basit önlemler, kalp sağlığını korurken ibadetin de daha emniyetli olmasını sağlar.
cLqhjWr0VEardmatdpyJKA.jpg

Öncelikle doktorun önerileri dinlenmeli ve kalple ilgili risk faktörleri iyi analiz edilmelidir. Damar tıkanıklığı düzeyi, stent varlığı, tansiyon ve kalp kapak problemleri gibi unsurlar göz önüne alındığında, oruç dönemi için özel bir sağlık planı gerekebilir. İlaç dozlarının iftar ve sahura göre ayarlanması bu listenin başında gelir. Ayrıca oruç süresince vücudun ihtiyacı olan sıvının iftar ve sahur arasında yavaş yavaş alınması önem taşır. Hızlı yemek yeme alışkanlığından kaçınılması, kalp üzerinde oluşan yükü hafifletir. Halsizlik veya göğüs ağrısı gibi uyarı işaretleri hemen ciddiye alınmalı ve gerekirse oruç bozulmalıdır. Sorumluluk bilinciyle hareket edip, kalp sağlığının dinen de koruma altında olduğunu hatırlamak gerekir. ANJİYO OLANLAR ORUÇ TUTARKEN OLASI KOMPLİKASYONLARI NASIL ÖNLEYEBİLİR? Olası komplikasyonları önlemenin ilk adımı, doktordan onay almak ve anjiyo sonrası doktorun belirlediği tedavi çizelgesine bağlı kalmaktır. Ardından oruç tutarken ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması önemlidir; çünkü vücudun uzun süre susuz ve gıdasız kalması kalp ve damarları daha hassas hale getirebilir. Sahurda yeterli ve dengeli beslenmek, gün içinde kan şekerini sabit tutmaya yardımcı olur. Tansiyonu ve nabzı sık kontrol etmek, anormal bir değişiklik hissettiğinde oruca ara vermek gerekebilir. Düzenli takip için ara dönemlerde sağlık kontrolüne gitmek komplikasyonları erken tespit etme fırsatı sağlar. Hızlı ve aşırı yemek yerine iftarı hafif besinlerle açmak ve dinlenmek, midede kan dolaşımı yükünü azaltarak kalbe binen stresi hafifletir. Böylece anjiyo olanlar beklenmeyen sorunlardan büyük ölçüde korunabilir. ANJİYO OLANLAR ORUÇ SIRASINDA SIVI ALIMINI NASIL YÖNETMELİ? Kalp ve damar hastaları için su tüketiminin düzeni çok önemlidir. Oruç sırasında gündüz su alınamadığından, iftar ve sahur arasında vücudun gereksinimi olan sıvı miktarı planlı şekilde tüketilmelidir. Aşırı suyu aniden içmek yerine ara aralıklarla içmek daha faydalıdır. Bu, böbrekleri ve kalbi yormaz, kan dolaşımını düzenli tutar. Yeterli sıvı alınmazsa kan yoğunluğu artabilir ve bu durum pıhtı oluşumu riskini yükseltir. Anjiyo olanlar için kan sulandırıcı ilaçlar kullanıldığı durumlarda bu risk daha da artabilir. Bu yüzden tuzlu ve kafeinli içeceklerden kaçınmak, daha çok su ve doğal meyve sularına yönelmek fayda sağlar. Gerektiğinde doktor, günlük ideal sıvı miktarını önerebilir.
 

Benzer konular

Üst Alt