
Rusya’nın Esad’ı ülkede tutmaya devam ederken Suriye’deki askeri varlığını da sürdürmek adına ülkeye gaz ve petrol tedarik etme yoluna gittiği ileri sürüldü.
Rusya’nın Suriye’deki Beşar Esad rejiminin Aralık 2024'te yıkılmasının ardından ülkedeki askeri varlığını devam ettirebilmek için Suriye’ye gaz ve petrol tedarik ettiği iddia edildi. The Moscow Times’ın haberine göre, Esad’ın kaçarak sığınma aldığı Rusya’nın Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye’de Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetimin sadakatini kazanmak ve Esad konusunu masadan uzak tutmak istiyor. Kremlin’in askeri üslerin Suriye’deki varlığını sürdürmek için ülkedeki enerji krizinden faydalandığına işaret edilen haberde görüşlerine yer verilen üç kaynak, Moskova’nın şubat ayında Suriye’deki askeri varlığını devam ettirebilmek adına ülkeye gaz ve petrol tedarikine başladığını anlattı. Konunun hassasiyeti dolayısıyla kimliklerinin gizli kalması koşuluyla konuşan, Kremlin’in dış politikası konusunda bilgi sahibi kaynaklar, söz konusu sevkiyatların Putin’in talimatı üzerine başlatıldığını, sevkiyatların gizli kalması için çaba gösterildiğini söyledi. Rusya’nın petrol ve gaz sektöründen bir kaynak, gazeteye yaptığı açıklamada, “Dostumuz olarak gördüğümüz Suriye halkına destek gerçekten devam ediyor; bize sessiz bir biçimde ilerlememiz talimatı verildi” ifadelerini kullandı. “ESAD’IN KAÇTIĞI GÜN TÜM DOSTLARIMIZ TARAF DEĞİŞTİRDİ” Gazeteye konuşan bir diplomat, Suriye’deki yönetimin birdenbire el değiştirmesinin Rusya’yı sahada müttefiksiz bıraktığını söyledi. Diplomat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suriye’deki tüm dostlarımız, Esad’ın kaçtığı ve muhalefetin geldiği gün sosyal medyada dahi taraf değiştirdi. Bu, hem Suriye’deki hem Ortadoğu’daki politikamız açısından devasa sorunlar yarattı.” Rusya’nın Esad ve ailesine iltica hakkı tanımasının Moskova’nın Suriye’deki yeni yönetimle olan ilişkisini kötüleştirdiğini ve Suriye halkında olumsuz duyguları tetiklediğini anlatan diplomat, “Bu, Suriye halkı ile olan dostluğumuzun tabutuna çakılmış bir başka çivi oldu; ancak, başka seçeneğimiz yoktu” ifadelerini kullandı. “RUSYA’NIN BÖLGEDEKİ NÜFUZU TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİNE BAĞLI” Kremlin’e yakın bir Rus diplomatın verdiği bilgiye göre, Moskova, konu müzakerelerde dile getirilse de Esad’ı teslim etmeyeceğini Suriye hükümetine net bir şekilde ifade etti. Rus diplomat, “Liderimizin yaklaşımı, her ne olursa olsun kendimizden vazgeçmememiz yönünde” diye konuştu. Esad’ın Ortadoğu’da pek çok düşmanının olduğunu ifade eden bir diğer diplomat ise “Ancak vazgeçmek Putin’in otoritesine leke sürer; bu temel ilkelerimize ihanet ettiğimiz şeklinde görülür. Yeni Suriye yönetimi de onu parçalara ayırır” dedi. Kremlin bağlantılı bir Ortadoğu analisti, The Moscow Times’a yaptığı açıklamada, Rusya’nın bölgede gelecekte sahip olacağı nüfuzun büyük ölçüde Türkiye, ABD ve İsrail ile ilişkilerine bağlı olduğunu anlattı. Moskova’nın Golan Tepeleri’ni tamamen işgal eden ve Suriye’deki askeri üslerle savunma altyapısına saldıran İsrail konusunda hoşnutsuz olduğunu anlatan uzman, “Çok hata yaptık; bunu burada (Kremlin ve Rusya Dışişleri Bakanlığı’nda) herkes biliyor. Ancak, kamuoyu önünde iyimserlik sergilemeliyiz. Şimdi ilişkilerimizi baştan yeniden inşa etmemiz gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. “RUSYA, TUTARLI OLDUĞUNU SURİYE'YE GÖSTERMELİ” Kremlin bağlantılı Valdai Club’dan uzmanlara göre de Moskova’nın Suriye’deki nüfuzuna yeniden erişebilmesi için Suriye devletini ve egemenliğini destekleme politikası, terörle mücadele, yeni sömürgeciliğin reddi ve çatışmaya hukuki bir çözüm konusunda tutarlı olduğunu yeni yönetime göstermesi gerekiyor. Rusya’nın Suriye’nin Lazkiye kentinin Ceble ilçesinde yer alan Hımeymim Hava Üssü ile Tartus’taki donanma üssünde askeri varlığı bulunuyor. Suriye’deki yönetimin el değiştirmesinin ardından bu üslerin akıbeti merak konusu olmuştu. The Moscow Times, ilk etapta hakim olan kötümserliğe karşın Rusya güçlerinin iki üssü elinde tutmayı sürdürdüğüne dikkat çekti. “ŞARA VE PUTİN TELEFONDA KONUŞTU, EMİR VERİLDİ” Bir Rusya hükümet yetkilisi, Putin-Şara görüşmesine işaret ederek, “Enerji kaynaklarımızın tedariki arabulucularımız ile Suriye’nin geçiş dönemi devlet başkanı arasındaki görüşmedeki en önemli konulardan biriydi. Devlet başkanımız (Putin) ve Şara arasındaki telefon görüşmesinin ardından tedarikin başlaması için emir verildi” dedi. İran’dan petrol tedarikinin durdurulması ile de birlikte Suriye’de Aralık 2024’te yakıt krizi baş gösterirken, Kremlin’in Suriye’deki ekonomik istikrarsızlığı kullanmak için hızla harekete geçtiği ve son bir ay içinde Rusya’dan yola çıkan çok sayıda yakıt tankerinin Suriye’ye ulaştığı ifade edildi. TankerTrackers.com verilerine göre, Barbados bandıralı “Sakina” isimli gemi, 25 Mart’ta Suriye’deki bir limana yanaşarak yaklaşık 100 bin ton petrol bıraktı. Yerel basına yansıyan haberlere göre, bunun öncesinde, bir diğer Barbados bandıralı gemi olan Aquatica, Baniyas limanına ulaştı. Reuters’a göre, her ikisi de Batı’nın yaptırımlarına tabi olan gemiler, şubat ayında Rusya’nın Murmansk bölgesinden petrol yükleyerek 100’er bir ton petrolü Suriye’ye ulaştırdı. Haberde, bunları başka gemi ve sevkiyatların da izlediğine işaret edildi.
Ziyaretçiler Göremez, Görmek için
Giriş yap veya üye ol.