AlpEren
✅️ Premium
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, İsrail'in Sumud Filosu'na müdahalesine ilişkin, "Yunanistan’ın kendi arama-kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen bir olaya karşı pasif bir tutum sergilemesi uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiğini göstermektedir." açıklamasını yaptı.
Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarından yapılan açıklamaya göre; İsrail donanmasının, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel
Ziyaretçiler Göremez, Görmek için Giriş yap veya üye ol.
Girit’in yaklaşık 80 deniz mili batısında ve Yunanistan’ın arama-kurtarma sorumluluk sahası içinde bulunan filoya yönelik müdahalede iletişim sistemlerinin engellendiği, insansız hava araçlarıyla tacizde bulunulduğu ve bazı gemilere fiili çıkma yapıldığı belirlendi.
Kaynaklar; olayın, insani yardım taşıyan sivil unsurlara yönelik gerçekleşmesi nedeniyle başta Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiğine işaret etti. Ayrıca serbest seyrüsefer hakkı, yaşam hakkı ve sivil mülkiyetin korunmasına ilişkin normların bu tür müdahalelerle zedelendiğini ifade etti.
Kaynaklar şu değerlendirmeyi yaptı:
"Söz konusu müdahalenin ardından, İsrail unsurlarının alıkoyduğu mürettebatı taşıyan geminin bir Yunan limanına yönlendirilmesi ve bu sürecin Yunan makamlarınca engellenmemesi, Atina yönetiminin tutumuna yönelik eleştirileri artırdı. Başbakan Miçotakis ve Savunma Bakanı Dendias’ın politikalarının, Yunanistan’ın deniz yetki alanları ve egemenlik hakları bakımından tartışma yarattığı ifade edilmektedir. Yunanistan’ın kendi arama-kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen bir olaya karşı pasif bir tutum sergilemesi uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiğini göstermektedir. Yunanistan'ın bu tutumu, Yunan kamuoyunda 'Bölgedeki hassas dengelerin olumsuz etkilendiği ve deniz yetki alanlarına ilişkin Yunanistan'ın iddialarının uluslararası düzlemde zayıflamasına yol açtığı' şeklinde eleştiriliyor. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri faaliyetler ve insani yardım girişimlerine yönelik müdahaleleri birlikte ele alındığında, söz konusu gelişmeler uluslararası hukuk normlarının sahada giderek daha fazla tartışmaya açıldığını göstermektedir. Bu durum, yalnızca bölgesel güvenlik dengelerini değil, aynı zamanda küresel ölçekte hukuk temelli düzenin sürdürülebilirliğini de etkileyebilecek nitelik taşımaktadır."
ULUSLARARASI SULARDA MÜDAHALE
İsrail'in Gazze ablukasını kırma ve yaşamsal insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 12 Nisan'da İspanya'nın Barselona kentinden Akdeniz’e açıldı.
İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki katılımlarla filo, 39 farklı ülkeden aralarında Türklerin de bulunduğu 345 katılımcıyla 26 Nisan'da yeniden yola koyuldu.
İsrail ordusu, 29 Nisan gece saatlerinde Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda hukuk dışı müdahalede bulunarak, aktivistleri taşıyan teknelere saldırdı.
Gazze’ye 600 deniz mili uzaklıkta, Yunan kara sularından birkaç mil açıkta düzenlenen saldırıda, İsrail ordusu 175 aktivisti alıkoyup kötü muamelede bulundu.
İsrail ordusu, Yunan kara sularına dönen bir grup tekne dışında, diğer teknelere de zarar verip yolculuk edilemeyecek hale getirdi.
31 aktivisti yaralayan İsrail ordusu, filo yöneticisi 2 aktivist dışında grubu, 1 Mayıs’ta Yunanistan’ın Girit Adası'na bıraktı. İsrail tarafından alıkonulan Sumud Filosu'ndaki 59 aktivist uçakla İstanbul'a getirildi. Uçakta 18 Türk aktivist de yer alıyordu.
Uçakta, Türk vatandaşlarının yanı sıra ABD, Arjantin, Avustralya, Bahreyn, Birleşik Krallık, Brezilya, Hollanda, İspanya, İtalya, Malezya, Meksika, Pakistan, Şili ve Yeni Zelanda’dan filo katılımcıları da dahil olmak üzere toplam 59 kişi bulunuyor.
Ziyaretçiler Göremez, Görmek için Giriş yap veya üye ol.